Allianz Operasyon Destek Yöneticisi Önder Yıldırım, EEC'yle olan iş birliğini anlattı.

20
Nisan
21

EEC Entegre Bina Kontrol Sistemleri

Allianz Kampüs İzmir, 2018 yılında hizmete açıldı. Bir yıl gibi çok kısa bir sürede tamamlanan bina, yatay bir yapıya sahip. 3 katlı olan Allianz Kampüs, 17.000 m2'lik brüt alan üzerine kurulu 20.000 m2'lik kapalı alandan oluşuyor. Normal şartlarda 750 çalışanın bulunduğu binada pandemi nedeniyle sadece idari personel ve güvenlik personeli bulunuyor. LEED Gold sertifikalı Allianz Kampüs, hem maliyeti düşürmek hem de çalışanların konforunu arttırmak amacıyla akıllı bir bina olarak tasarlandı. Binanın yangın algılama, geçiş kontrol, CCTV, acil anons ve aydınlatma otomasyonu sistemleri ve bu sistemlerin entegrasyonu EEC tarafından yapıldı.

Kullanılan sistemlerin son teknolojiye uygun, akıllı ve esnek olmaları çok önemli.

Allianz Kampüs'ün yangın, güvenlik ve otomasyon sistemleri seçilirken birçok firmayı araştırdık. Allianz Kampüs'te bulunacak otomasyon sistemleri için kriterlerimizi belirledikten sonra her adımı sorgulayarak analiz ettik. Tüm analiz çalışmalarımız sonucunda, Allianz olarak en iyiyi seçme arzusuyla hareket ederek kriterlerimize uyan EEC firmasıyla çalışmaya başladık.

Allianz Kampüs'te teknik olarak binamızın güvenliği birinci önceliğimiz. Yangın algılama sisteminin geliştirilebilir yapıda olması da kritik önceliklerimizden biri. Aslında bu önceliğimiz tüm otomasyon sistemleri için de geçerli. Kullandığımız sistemlerin günün şartlarına uygun, akıllı ve esnek olması, teknik ihtiyaçlarımıza karşılık veriyor olması gerekiyor. Kullandığımız sistemlerle bu ihtiyaçlarımız karşılanıyor.

Yangın algılama sistemimiz kurulduğu günden bugüne kadar büyük bir olay raporlamadı. Kurulum sırasında oluşturduğumuz senaryolara uyumlu bir şekilde hareket etmesi bizim için sevindirici bir durum. Yangın algılama sistemimizin devreye girmesini sağlayacak bir olayın yaşanmamasını umut ediyoruz.

Çalışma arkadaşlarımızın güvenliği bizim için çok önemli. Bu nedenle her türlü güvenlik önlemleri ve geçiş kontrol sistemimizi de bu önceliği göz önünde bulundurarak seçtik. Birçok farklı teknolojileri araştırdık ancak daha klasik ve standart bir çözümle ilerlemeyi tercih ettik. EEC'deki arkadaşlarımızın kullandığımız bu program üzerinde çok alternatifli roller kurgulayabilmeleri de bizi sevindiriyor.

"Verimli enerji kullanımına ne kadar odaklanırsak doğaya da o kadar destek veririz." temelinde düşünüyoruz.

Allianz olarak, çevreye ve doğaya büyük önem veriyoruz. Kullandığımız enerjiyi verimli bir şekilde yönetiyor ve enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak doğayı koruyoruz. Allianz Kampüs'ün binası LEED Gold belgesine sahip ve Platinum belgesini almak için çalışıyoruz. WWF'den Yeşil Ofis Diploması'nı ve ISO 14001 belgelerini aldık. Çevreye verdiğimiz destek ve doğayı koruma kuralları bizim için kritik. Tüm projelerimizin planlamalarını yaparken çevreyi koruma konusunu önceliğimiz haline getirdik. Bu konudaki yaklaşımımız "Ne kadar verimli ve yenilenebilir enerji kullanırsak doğaya o kadar destek oluruz." şeklinde.

Allianz Grubu "İklim Değişikliği Programı" kapsamında 2018 yılında belirlenmiş kurallar çerçevesinde, Allianz Türkiye olarak kömür işlerini sigortalamamaya ve bu işlerin poliçelerini yenilememeye başladık. Temelde bu bakış açısına sahip olduğumuz için otomasyonun bizim için önemi de ortaya çıkıyor.

5000 kontrol noktası üzerinden otomasyon lisansı kullanıyoruz ve bu sayıları artırmak için KNX cihazını çoğaltmayı planlıyoruz. Otomasyon tarafını daha da geliştirebileceğimizi düşünüyoruz. Alt yapımızın  da buna uygun olduğunu biliyoruz. Daha da çevre dostu ve daha da az enerji tüketen bir yapı kurmaya çalışıyoruz. Şu an üst noktalardayız ve gider kalemlerimizi azaltmaktan önce mevcut ihtiyaçlarımızın verimli ve minimum harcama ile karşılanmasını sağlamak için çabalıyoruz. Verimliliği artıran projeler yapmak için sürekli iyileştirmeler yapıyoruz. Bu gibi projeler bizleri heyecanlandırıyor. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz iki projemizden bahsetmek isterim:

  • Güneş enerjisiyle su ısıtmak,
  • Yağmur suyunu geri dönüştürmek.

Şirketimiz ve güvenlik danışmanlarımızın tavsiyesi doğrultusunda pandemi döneminde optimum sayıda güvenlik görevlisi ile binayı işletiyoruz.

Yönetim platformumuzun en faydalı özelliği esnek ve uyum sağlayabilen bir yapısının olması.  Pandemi koşullarında teknik açıdan 5-6 kişi ile binayı işletebiliyoruz. Otomasyon sistemimiz sayesinde merkezimizden tüm binaya hâkim şekilde 1 kişi ile teknik ve güvenlik işletimini yürütüyoruz. Bu durum personel maliyetini düşürmesinin yanı sıra kaynaklarımızı da maksimum verimlilikte kullanmamızı sağlıyor. Çit alarm sisteminden, binanın etrafını çok yüksek çözünürlükte izleyebildiğimiz kameralara kadar güvenlik sistemimizle, binamıza hâkim olmamız çok önemli ve mevcutta da bu durumu rahatlıkla karşılayabiliyoruz.

Acil anons ve seslendirme sistemimiz hızlı aksiyon almada çok başarılı. Sistem, yangın ve acil durumlarda kesintisiz şekilde hızlıca aktif oluyor. Aynı zamanda bu sistem sayesinde çalışma arkadaşlarımıza öğle saatleri arasında klasik müzik dinletebiliyoruz. Güvenlik sistemlerimizin teknik alt yapısından oldukça memnun  olduğumuzu söyleyebilirim.

Tüm teknik malzemelerimizi EEC'nin ürünleri arasından seçtik. EEC'den hizmet talebinde bulunduğumuzda ise, servis talebi açtığımızda hızlı şekilde destek alıyoruz.  EEC ile uyumlu bir çalışma içerisindeyiz ve güzel bir takım olduk diyebilirim. EEC ile çalıştığımız son bir seneyi de değerlendirdiğimizde aldığımız hizmetin kalitesini referans aldığımda, firmayı tüm tesislere rahatlıkla önerebilirim.

İstanbul'da bulunan ve Kampüs'ten sonra hayata geçen Allianz Teknik binamızın altyapı kurulumunda yaptığı başarılı çalışmalar ve hizmet kalitesiyle EEC ile çalışma kararı aldık. Allianz Teknik binamızda da bir yıldır EEC ile çalışıyoruz ve memnunuz.

2020 yılında hayatımıza bir anda giren pandemi nedeni ile işyerleri radikal bir değişime uğradı. Allianz Kampüs'te fiziki olarak çalışmayı durdurduk. Ancak binanın ve çevrenin güvenliği bizler için önemli ve yangın riskine karşı üst seviyede korunuyoruz. Otomasyon sistemlerinin de aynı şekilde sorunsuz çalışmasını önemsiyoruz ve burada EEC'nin de desteği ile bunu sağlıyoruz.

EEC, insanların güvenliğinini içeren önemli ve kritik bir iş yapıyor.

Binayı tasarlarken çok kapsamlı bir çalışma yürüttük. Yangın ve güvenlik sistemlerinin kurulumunu tamamlamamız ve eksiksiz bir şekilde aktif olmasının 1-2 yılı bulmasını bekliyorduk. Zayıf akım sistemleri binada en son kurulan sistemlerdir. EEC tüm firmaların işleri tamamlandıktan sonra binamızda faaliyetlerine başladı ve yangından otomasyon sistemlerine tutun da güvenliğe kadar kısıtlı bir zamanda tüm sistemlerini kısa bir sürede çalışmasını sağladı. Kurulum sonrasında teknik taleplerimizin karşılanma ve geliştirme süresinden de memnun olduğumuzu söyleyebilirim. Tüm teknik süreçte sadece aksiyonu almakla kalmayıp onu devam ettirdiği için -ki bence en önemlisi odur – EEC'yi tekrar takdir etmek isterim.

Yaklaşımımız tüm paydaşlarımız ile iyi iş birliği kurmaktır.

Satış sonrası hizmetlerden de memnun olduğumuzun altını çizmek isterim. Yaklaşımımız TÜM PAYDAŞLARIMIZ ile her zaman iyi iş birliği kurmaktır. Ortak aklın gücüne inanıyoruz ve işlerimizi paydaşlarımızla geliştirmekten memnun oluyoruz.

Sistemlerimizin yedekleri Allianz Kampüs binamızda bulunuyor ve bu sebeple olası tüm senaryoları özenle düşündük ve sıfır hata toleransı ile uygulamasını gerçekleştirdik. Yangın algılama sistemlerini denetlemeye gelen kuruluştan hızlı ve anında onay aldık. Bu da  doğru işler yaptığımızın bir sağlaması niteliğinde. Sonuç olarak da şu an binamızın kullanımını ve işletmesini keyifle yapıyor ve içerisinde güven ile çalışıyoruz.