BIM Yazı Dizisi – Bölüm 2

23
Ekim
18

Engin Özer
Mühendislik Departmanı Müdürü

Yurtdışında ihale şartnamelerinde yer alan BIM’ın ülkemizde gelişimi ne aşamadadır?

BIM kavramı 70lerden beri planlanan ama ancak 3D çizim programlarının gelişimi ile ancak yaygınlaşan bir süreçtir. Dünyada yaklaşık 10 yıldır yükselen bir ivmeye sahiptir. Dünyadaki birçok ülke kamu ihalelerinde BIM’in kullanımını zorunlu tutmuştur. Ülkemizde ise son 2-3 yıldır aktif projelerde kullanılmaya başladı. Özellikle 3.Havalimanı ve Metro projeleri gibi büyük ölçekli işlerde kullanımı zorunludur. Önümüzdeki yıllarda standart olarak her türlü yapı imalatında standart olarak kullanılacaktır.

BIM uygulamasını, yaşanan kolaylıklar ve sağlanan faydaları EEC’nin bir referans bir projesi üzerinden örneklendirebilir misiniz?

EEC olarak Mahmutbey – Mecidiyeköy – Kabataş (M7) Metro ihalesinde 20 adet peronun tüm Yangın Alarm, Geçiş Kontrol, CCTV ve Ses sistemlerini yaparken kullandık. Sözleşmemizi yapar yapmaz tüm mevcut projeleri kontrol edip, hatalarından arındırıp, sistemlerimize uygun hale getirmemiz gerekiyordu. Şantiyenin teslimat süreleri de oldukça sınırlıydı. BIM kullanabilen Autodesk® Revit® CAD isimli çizim programı ile tüm peronlar çiziliyordu. Bu aşamada tüm kullandığımız ürünlerin Akıllı Nesneleri sağlandı ve projelere işletildi. Tüm firmalar, tüm ürünlerinin BIM modellerini Revit’e ekletti.

Günün sonunda tüm peronun Üç boyutlu gerçekçi bir modeli ortaya çıktı. İçinde gezerken farklı firmaların ürünleri de olması gereken yerlerde olup olmadığı, görsellerinin uygun olup olmadığı kontrol edildi. Benzer şekilde yerleştirilen tesisatların mimariye ve diğer firmaların tesisatlarına uygun olup olmadığı gözlemlendi. Ürünlerin BIM modellerine bakıldığında model numarası, teknik özellikleri, bakım gereklilikleri, yedek parçaları, montaj aksesuarları, güç tüketimi vb. her türlü bilgiyi içerisinde tutabildiği bir ortam oluştu.
Kablolama ve montaj yapacak ekipler içinde tüm peronların Autocad çizimleri üzerine tüm cihazlar işlendi. Bu sırada oluşan tereddütlerde Revit üzerinden detaylar kontrol edildi.

Özellikle proje isteklerinden biri olan kamera sisteminin %100 kapsama alanına sahip olması gerekliliği için çok işimize yaradı. Tüm kameralarımızı ekonomik adetler ile peronların her noktasını görecek şekilde yerleştirmemize imkân sağladı. Kameraların bina düzenine tam olarak nasıl uyduğunu kontrol ederken, kameranın görüş alanının sütunlar veya duvarlar tarafından engellenip engellenemeyeceğini kolayca tespit edebildik ve beklenmedik kör noktaları görebilecek şekilde kameraların yerlerini değiştirdik. Benzer projelerde sıkça karşılaşılan Yönlendirme Tabelalarının görüş alanını kesmesi sorunlarını daha meydana gelmeden bertaraf ettik.

Kablo tesisatlarımızı da gene Revit üzerine işli olan kablo tavaları üzerinden nasıl elektrik odalarına gittiğini diğer sıhhi tesisat, enerji kabloları vb. tesisatlar ile nasıl etkileştiğini görebildik. Bu kullanacağımız kablo ve kablo işçiliklerini daha projeye başlamadan görmemize imkân sağladı. Bu sayede maliyetlerimizi büyük oranda işe başlamadan netleştirdik.

Bu veri tabanını sadece binanın planlanması ve inşasında değil, aynı zamanda önümüzdeki yıllarda uhdemizde olan bakım ve yönetim inisiyatiflerini planlamak için de binanın tüm ömrü boyunca kullanacağız.

Big Data’yı yönetebilmek ve maliyetleri kontrol altında tutabilmek için önümüzdeki yıllarda irili ufaklı tüm projelerde BIM modellemenin kullanılacağını düşünüyoruz.

BIM Yazı Dizisi Bölüm 1 »

BIM Tasarımda Dördüncü Boyut ve Ötesi »

Entegre Bina Kontrol Sistemlerinde BIM Etkisi »